İmplant-Abutment Kırılma Değerlerinin Karşılaştırılması

Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı 2014

Giriş ve Amaç
Dental implantlar tam, parsiyel ve tek diş eksiklikleri vakalarında otuz yılı aşkın süreden beri yaygın olarak kullanılmaktadır ve yüksek başarı oranları bildirilmiş olsa da erken ya da geç dönem implant kayıpları hala kaçınılmazdır.

İmplant geometrisi, preparasyon tekniği, kemiğin kalitesi ve primer stabilite gibi faktörler implant başarı oranı üzerinde etkili olan faktörlerdir. İmplant uygulanacak olan hastada, uygulamaya geçilmeden önce planlama aşamasında klinik ve radyolojik muayene ile tüm bilgiler tam olarak elde edilmeli ve bu bilgiler ışığında tedaviye geçilmelidir.

İmplant başarısına ait uzun dönem kontrol çalışmalarında protetik aşamayı takiben birçok komplikasyon oluşabildiği saptanmıştır. Bu komplikasyonlar; implant komponentlerinde kırık, üst yapıda kırık, dayanak gevşemeleri ve kırılmaları, marjinal kemik kaybı ve osseointegrasyonun bozulması olarak sıralanabilir.

İmplant uygulamaları sırasında oluşabilecek komplikasyonlar hakkında bilgi sahibi olmak; tedavi planlaması, hasta-hekim ilişkisi ve tedavi sonrası bakımın önemli bir parçasıdır. Bu komplikasyonların bilinmesi ve bunlara karşı önlem alınması implant başarısını artıracaktır.

İmplant destekli protezlerde fonksiyon esnasında oluşan yükler protez parçaları ve dayanaklar aracılığı ile implantlara iletilir. Bu yüklere, implantın gövdesini çevreleyen sert ve yumuşak dokular tarafından biyolojik bir yanıt verilir. İmplanta gelen kuvvetlerin büyüklüğü, implantın dental ark üzerindeki konumuna göre değişir. Posterior bölgeye yerleştirilen implantlar, yüksek çiğneme kuvvetlerinden dolayı büyük risk altındadır. Bu sebeple posterior bölgede daha uzun ve geniş çaplı implantların yerleştirilmesi önerilmektedir.

Yapılan çalışmada ISO 14801 standartlarına bağlı kalarak abutmentların hangi değerlerde kırıldığını ve ne tip kırılmalar oluştuğunu incelenmesi amaçlanmıştır.

Tartışma

  • Dental implantların kullanıldığı pek çok klinik çalışmada yüksek başarı oranları bildirilmiş olsa da erken ya da geç dönem implant kayıpları hala kaçınılmazdır. Geç dönemde meydana gelen kayıplar, protez yapımından sonra oluşur ve genellikle biyomekanik komplikasyonlarla ilişkilidir.
  • Çalışmamızda in vitro bir deney modeli oluşturulmuştur. Yeditepe Üniverstiesi Diş Hekimliği Fakültesi sert doku laboratuvarında gerçekleştirilen deneyde implant-abutment bütünlüğüne kırılma gerçekleşinceye kadar artırılarak kuvvet uygulanmış ve elde edilen veriler bilgisayar yardımı ile değerlendirilerek abutment dayanıklığına bakılmıştır.
  • Yaptığımız çalışmada abutment tiplerinin ortalama kırılma değerleri 1089 N olarak bulunmuştur. 4.5mm çapındaki dijital abutmentlerin kırılma değerleri ortalaması 1308 N olarak bulunmuştur. 3.5 mm çapındaki dijital abutmentlerin kırılma değerleri ortalaması 870 N’ dur.

Sonuçlar

  • Kullandığımız implant-abutment sistemlerinde dijital implantların ortalama kırılma değerleri 1089 N olarak bulunmuştur.
  • Dijital abutmentlarda 4.5 mm çapındaki implantların kırılma değerleri 3.5 mm çapındaki implantlara göre daha yüksektir. 4.5 mm çapındaki dijital abutmentların ortalama kırılma değerleri 1308 N, 3.5 mm çapındaki dijital abutmentların ortalama kırılma değerleri 870 N olarak bulunmuştur.
  • Dijital abutmentlerin tamamı implant-abutment komleksinin en zayıf bölgesi olan implant-abutment sınırından kırılmıştır.
  • Solid abutmentlarda protez vidası monoblok şekilde abutmentla beraber olduğu için farklı bölgelerde kırılmalar gözlenmiştir. 3.5 mm çapındaki solid abutmentlarda, abutmentin kuronal 1/3 kısmı daha ince olduğundan %80 i bu bölgeden kırılmıştır.
  • 4.5 mm çapındaki solid abutmentlarda ise %30 oranında vida kırığı gözlemlenmiştir. Kalan implantlar implant-abutment sınırından kırılmıştır.

Abutment kuronal 1/3 kırılma örneği

İmplant-abutment sınırı kırılma örneği